GÜVENLİK SORUŞTURMASI OLUMSUZ SONUÇLANAN UZMAN ERBAŞ HAKKINDA EMSAL KARAR

GÜVENLİK SORUŞTURMASI OLUMSUZ SONUÇLANAN UZMAN ERBAŞ HAKKINDA EMSAL KARAR

DAVACI :
VEKİLİ : AV. EMRE SAGUN
Dumlupınar Mah. 2. Dumlupınar Cad. Yalova Kaptan İşmerkezi 16/5 Merkez/AFYONKARAHİSAR

DAVALI : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
VEKİLİ : AV. GÖZDE OTURMAZ KILIÇ
Aynı Adreste Çankaya/ANKARA

DAVANIN ÖZETİ : İzmir (Poligon) Deniz Er Eğitim Merkezi Komutanlığı bünyesinde Uzman Erbaş (amfibi komando) olarak eğitim görmekte olan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gerekçesiyle adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin 09.05.2019 tarih ve 22544377-902.99-378/40784 sayılı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı işleminin; davacı hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığı, dava konusu işlemin tesis edilmesini gerektirecek bir hususun bulunmadığı, davalı idare tarafından da işlemin dayanağının bildirilmediği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :Uzman erbaş temini kapsamında yapılan seçim aşaması sınavlarında başarılı olan davacının adaylık işlemlerinin, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği gereğince yetkili kurumdan gelen bilginin Milli Savunma Bakanlığı Üst Değerlendirme Komisyonu üyelerince söz konusu Yönetmelik ve MY-114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi hükümleri gereğince değerlendirilerek güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verilmesi neticesinde iptal edildiği, davacı hakkında yapılan tüm işlemlerin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının önem arz ettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İzmir 4. İdare Mahkemesi’nce gereği görüşüldü:
Dava, İzmir Poligon Deniz Er Eğitim Alayı bünyesinde Uzman Erbaş (amfibi komando) olarak eğitim görmekte olan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz olması gerekçesiyle adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin 09.05.2019 tarih ve 22544377-902.99-378/40784 sayılı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 19 uncu maddesinde yer alan; “Personelde aranacak nitelikler, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması ve feshedilmesi sebepleri, verilecek sicilin şekil ve usulleri görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlem şekli, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, uzman onbaşıların uzman çavuş olabilmeleri için gerekli şartlar, astsubay sınıfına geçirilecekler için uygulanacak esaslar, astlık üstlük münasebetleri ile bu hususlardaki işlem şekli ve ilgili diğer hususlar kanunun yürürlüğe girmesini takip eden 6 ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir.” hükmü getirilmiştir.
20/09/2005 tarih ve 20942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin “Personelde aranacak nitelikler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; “İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak.” kuralı, (ı) bendinde; “Ayrıca; 1) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı yahut 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olmamak, 2) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olmamak, 3) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olmamak.” kuralı, (i) bendinde ise; “Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler.” kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1 inci maddesinde; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmüne yer verilmektedir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin amacını düzenleyen 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir.” hükmü yer almakta ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar hakkında düzenlemelere yer verilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar” başlıklı 11 inci maddesinde; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak: a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı, d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır.” hükmü düzenlenmektedir.
Güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilebilmesi için, hem kişinin tutum ve davranışları yönünden hem de içinde bulunulan ortama yönelik bir değerlendirmenin yapılmış olması gerektiği, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, Kurumun ve yürütülen hizmetin gereği bir değerlendirmeye tabi tutulacağı da kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden; davacının uzman erbaş temini kapsamında yapılan sınavda yazılı sınav, fiziki kabiliyet değerlendirme testi ve mülakat sınavından oluşan tüm aşamalarda başarılı olduğu, olumlu sağlık raporunun aldırılmasının ardından İzmir İli, Karabağlar İlçesinde bulunan Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’na kursiyer olarak katıldığı, müteakiben davacı hakkında arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yaptırıldığı, davacı hakkında “Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/xx sayılı soruşturması kapsamında ifadesi alınan şüpheli şahsın ifadesinde, davacının lise eğitimi aldığı yıllarda FETÖ/PDY örgütüne ait öğrenci yurdunda ve evlerinde kaldığı” yönünde bilgiler verildiğine dair istihbari mahiyette bilgi edinilmesi nedeni ile davacının adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine yönelik dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri gereği belirtilen kriterlere göre araştırma yapılabileceği açık olsa da araştırma sonucu elde edilen verilerin somut kanaat ve bilgiye dayalı, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte, ön yargıdan uzak ve hukuken denetlenebilir bilgi ve belgelere dayalı olması gerekmektedir.
Olayda, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinde tanımlanan, “Güvenlik soruşturması” ve “Arşiv araştırması”nın yapılarak, aynı Yönetmeliğin 11. maddesi kapsamında araştırılacak hususların tespiti amacıyla yapılan tahkikat sonucunda davacı hakkında, “lise öğrencisi olduğu dönemde “Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/xx sayılı soruşturması kapsamında ifadesi alınan şüpheli şahsın ifadesinde, davacının lise eğitimi aldığı yıllarda FETÖ/PDY örgütüne ait öğrenci yurdunda ve evlerinde kaldığı” şeklinde olumsuz not bildirilmesi üzerine güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilerek davacının adaylığının sonlandırılarak ilişiğinin kesildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda kendisiyle doğrudan ilgili olumsuz herhangi bir bilgiye rastlanmayan ve herhangi bir suçtan hüküm giydiği tespit edilmeyen davacının devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek ideolojik veya yasa dışı faaliyetlerde ya da kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğunun ortaya koyan hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı hakkında lise öğrencisi olduğu dönemde “Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/xx sayılı soruşturması kapsamında ifadesi alınan şüpheli şahsın ifadesinde, davacının lise eğitimi aldığı yıllarda FETÖ/PDY örgütüne ait öğrenci yurdunda ve evlerinde kaldığı” şeklinde ifade bulunduğu ancak davacının terör örgütüyle irtibatlı veya iltisaklı olabileceğine veya ilişkisinin sürdüğüne dair somut, güvenilir, teyit edilebilir ve hukuken denetlenebilir bilgi ve belge ile ortaya konulamadığı, bundan başka hiçbir iddianın da öne sürülmediği görülmüş olup sadece tek başına hukuki delil olarak kabul edilemeyecek olan istihbari bilgi notunda yer alan ifade esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 156,40 TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta gideri avansının talep edilmesi halinde derhal, aksi halde kararın kesinleşmesinden sonra re’sen davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

 

Taglar:
Afyon Avukat güvenlik soruşturması milli savunma bakanlığı olumsuz türk silahlı kuvvetleri uzman er uzman erbaş